Üzeyir Lokman ÇAYCI : BİNALİ YILDIRIM’IN MEKTUBUNA CEVABIM
10 pages
Turkish

Üzeyir Lokman ÇAYCI : BİNALİ YILDIRIM’IN MEKTUBUNA CEVABIM

-

Le téléchargement nécessite un accès à la bibliothèque YouScribe
Tout savoir sur nos offres

Description

BİNALİ BİNYILDIRIM’IN MEKTUBUNA CEVABIM Üzeyir Lokman ÇAYCI «AK Parti Genel Merkezi, Söğutözü Caddesi, No : 6 Ankara» adresi yazılarak Avusturya’dan adresime gönderilen Binali YILDIRIM, Ak Parti Genel Başkanı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, imzalı «AK PARTİ amblemli» ve 08 Nisan 2017 tarihinde elime geçen tarihsiz mektuba cevabımdır… Binali YILDIRIM : Sayın ÇAYCI ailesinin kıymetli üyeleri, Öncelikle sizi ve sizin nezdinizde yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımı hasret ve muhabbetle selamlıyorum. Cevabım : Unutulan, seçimden seçime hatırlanan, Yunanistan’a kaptırılan adalarıyla, bizi ruhen yaralayan siyasî yöntemlerinizle, uluslararası tahribatlar üreten söylemlerinizle, inanç değerlerine, ülkülerine, ilkelerine, ülkelerine ve geleceklerine hakaret edilen gurbetçiler olarak biz sizin tarafınızdan hasret ve muhabbetle anıldığımızı hiç düşünmedik, hissetmedik, hissetmiyoruz. Sayın Binali YILDIRIM, sizinle aynı partide görev yapmış olanCemil ÇİÇEKve Ertuğrul GÜNAY’ın diktatörlük olarak nitelediği çağdışı bir sistemi daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha müreffeh ve daha demokratik bir Türkiye için tarihî bir fırsat diye bize takdim etmeniz bize muhabbet ve hasret duymadığınızı ve gerçekleri gizlediğinizi kanıtlamaktadır! Binali YILDIRIM : Biliyoruz ki hepimiz belirli dönemlerde kendimizle, aile ve çocuklarımızla ilgili geleceğe ilişkin önemli değişiklik kararları alırız.

Sujets

Informations

Publié par
Publié le 10 avril 2017
Nombre de lectures 22
Langue Turkish
Poids de l'ouvrage 1 Mo
BİNALİ YILDIRIM’IN MEKTUBUNA CEVABIM
Üzeyir Lokman ÇAYCI
«AK Parti Genel Merkezi, Söğutözü Caddesi, No : 6 Ankara» adresi yazılarak Avusturya’dan adresime gönderilen Binali YILDIRIM, Ak Parti Genel Başkanı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, imzalı «AK PARTİ amblemli» ve 08 Nisan 2017 tarihinde elime geçen tarihsiz mektuba cevabımdır…
Binali YILDIRIM : Sayın ÇAYCI ailesinin kıymetli üyeleri, Öncelikle sizi ve sizin nezdinizde yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımı hasret ve muhabbetle selamlıyorum.
Cevabım : Unutulan, seçimden seçime hatırlanan, Yunanistan’a kaptırılan adalarıyla, bizi ruhen yaralayan siyasî yöntemlerinizle, uluslararası tahribatlar üreten söylemlerinizle, inanç değerlerine, ülkülerine, ilkelerine, ülkelerine ve geleceklerine hakaret edilen gurbetçiler olarak biz sizin tarafınızdan hasret ve muhabbetle anıldığımızı hiç düşünmedik, hissetmedik, hissetmiyoruz.
Sayın Binali YILDIRIM, sizinle aynı partide görev yapmış olanCemil ÇİÇEKve Ertuğrul GÜNAY’ın diktatörlük olarak nitelediği çağdışı bir sistemi daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha müreffeh ve daha demokratik bir Türkiye için tarihî bir fırsat diye bize takdim etmeniz bize muhabbet ve hasret duymadığınızı ve gerçekleri gizlediğinizi kanıtlamaktadır!
Binali YILDIRIM : Biliyoruz ki hepimiz belirli dönemlerde kendimizle, aile ve çocuklarımızla ilgili geleceğe ilişkin önemli değişiklik kararları alırız. Siz de başka bir ülkeye göç etme gibi hayatta alınabilecek en zor kararlardan birisinin sonucu olarak bugün yurt dışında yaşamaktasınız. Acısıyla, tatlısıyla bu göç süreci hakkında geçmişten alınacak dersleri elbette almalıyız. Ancak bugün size baktığımızda, dilinizden, değer ve kültürünüzden taviz vermeden iş dünyasında, sanat, spor ve bilim alanında elde ettiğiniz başarıları görüyor, bundan da milletimiz adına büyük gurur duyuyoruz.
Cevabım : Nisâ Sûresi, Âyet 58 : Allah size , mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.
AKP’li Belediyeler vatandaşın parasıyla propaganda yaparken adeletten, imandan, inançtan bahsedemeyiz. Türk Milleti AKP’lilerden ibaret de değildir.
Aldığınız tasvip edilmeyen kararlar (açılım hukuksuzluklarıyla terör örgütlerine verdiğiniz tavizler, fırsatlar, ne istediniz de vermedik gibi itiraflara sürükleyen skandal sayılacak ilişkiler, TC. Düşmanlıkları, andımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerini güçsüzleştirecek iftira davaları, anayasa ihlallleri, bakanlarınizı istifaya götüren yolsuzluklar gibi binlerce tahribat); milleti, gençliği, eğitim sistemini yozlaştıran değişiklikleriniz bizim size karşı gurur duymamızı engelledi. Sanat, spor ve bilim alanında elde ettiğimiz başarıları gördüğünüzü, bundan da milletimiz adına büyük gurur duyduğunuzu kabul etmek imkansız. Benim Türkiye haricinde sanat ve edebiyat alanında aldığım ödüllerden ve bana gösterilen ilgilerden boşverelim gurur duymanızı, haberinizin olduğunu da zannetmiyorum.
Bize hasret ve muhabbet duymak ancak 80 milyon insana adil ve merhametli olarak sağlanır ! Yukarıdaki haber gibi yüzlerce istismarlarla yeni kaos ve kriz dönemlerine yol açıldığını görmemek ise mümkün değil !
Binali YILDIRIM : Bildiğiniz üzere ülkemiz, yakın tarihinde büyük acılara sahne oldu, hafızalarımızda derin izler bırakan kaos ve kriz dönemleri yaşadı.
Cevabım : Sık sık hakkı bâtıl ile karıştırdığınıza, gerçekleri gizlediğinize, masum insanlara sırf HAYIR dedikleri için terörist damgası vurduğunuza şahit olduk. Bakara Sûresi, 42. Âyet ile Cenab-ı ALLAH : “Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.” Uyarısında bulunmaktadır.
Sayenizde modern çağda, imam hatip ambalajlı, türban kılıflı istismarlarla başlayan maceralı bir siyaset, Irak’ta 23 camiyi yerle bir eden, binlerce Müslüman kadına ve küçük kız çocuklarına tecavüz eden, 3 milyon Müslümanı katleden Amerikan askerlerine ülkelerine sağ selim dönmeleri için dua eden bir Müslümanlık ve kendi ordusunun Ergenekon, Balyoz gibi iftira davalarıyla heba edilmesine seyirciliği ve teşviki görev kabul eden bir gaflet elbette kaos ve kriz üretir.
Binali YILDIRIM : Son 15 yılda ise kurmuş olduğumuz istikrarlı hükümetler ile büyük çabalar sarf ederek Türkiye’yi ekonomisiyle, demokrasisıyle, dış politikasıyla güçlü bir ülke haline getirdik. Bu dönemde tüm engellemelere rağmen ekonomik olarak büyüdük, küresel ölçekte yatırım projelerini hızla sonuçlandırdık ve bölgesinde söz sahibiaktör bir ülkekonumuna geldik.
Cevabım : AKP iktidarının 15 yılda ülkemize neler yaşattığını ibretle, acıyla, nefretle gördük. Sizin tabirinizle ülkemizin yakın tarihinde büyük acılara sahne olması, hafızalarımızda derin izler bırakan kaos ve kriz dönemleri yaşanması AKP ile istikrarlı hükümetlerin
olmadığını, Türkiye’nin ekonomisiyle, demokrasisıyle, dış politikasıyla güçlü bir ülke olmaktan çıkarıldığını, Barzani ve Katar Emiri’nden başka dostunun kalmadığını bütün dünyaya gösterdi. Bölgede dengesiz, stratejisiz, kendi vatandaşlarıyla ve dünya ülkeleriyle sürekli kavga eden ya da hakaret eden bir ülke görüntüsü veren bir iktidarla Türkiye’nin bölgesinde söz sahibi aktör bir ülke diye tanımlanması AKP ile imkansız hâle getirildi.
Binali YILDIRIM : Bu sürecin bir devamı olarak bu sefer önümüze milletçe ülkemiz adına vereceğimiz çok önemli bir karar bulunmaktadır. Daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha müreffeh ve daha demokratik bir Türkiye için tarihî bir fırsatla karşı karşıyayız.
Cevabım : « Daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha müreffeh ve daha demokratik bir Türkiye için tarihî bir fırsatla karşı karşıyayız » sözü ülkemizin yakın tarihinde büyük acılara sahne olmasına, hafızalarımızda derin izler bırakan kaos ve kriz dönemleri yaşanmasına, Türkiye’yi ekonomisiyle, demokrasisiyle, dış politikasıyla istikrarsız bir ülke haline getirilmesine sebep olan bir iktidarla mümkün olamayacağını gurbetçiler yürekten hissetmektedir. Tutuklanan gazeteciler, HAYIR diyen vatandaşlarımıza gösterilen uygulamalar, AKP muhaliflerine karşı sergilenen hukuksuzluklar gurbetçiler tarafından nefretle karşılanmaktadır. Daha özgürlükçü, daha çoğulcu, daha müreffeh, daha demokratik bir ülke baskıyla, kaosla, şiddetle, yolsuzlukla, adaletsizlikle anılan AKP iktidarı ile asla mümkün olamıyacaktır. Demokrasiyle hiç alakası olmayan, sunuluş biçimiyle ; tarihî fırsatlarla değil, tuzaklarla dolu olan TEK ADAM DAYATMASINA HAYIR demek bir mecburiyet haline gelmiştir.
Binali YILDIRIM : Dün, Türkiye’nin gelişmesine alın terleriyle doğal olarak katkı sağlayan sizler, bugün de ülkenizin geleceğinde söz sahibisiniz. Bu nedenleCumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk oylamasıkullanacağınıziçin 27 Mart – 9 Nisan 2017 tarihleri arasında oy, ülkemizin istikrarına katkı sağlayacaktır.
Cevabım : Anayasaya sadakat yemini ederek bugünkü bulunduğunuz yere geldiniz. Bugün bu yemininizi hiçe sayarak ülkemiz için başka kaoslara kapı açmaktasınız.
A’raf Sûresi, 102. Âyet : Onların çoğunda, sözde durma (diye bir şey) bulamadık. Geçek şu ki; onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk.
Emperyalist ülkelerin baskılarıyla karar alan bir ülke konumundan kendilerini ve Türkiye’yi kurtaramayan iktidarların milleti söz sahibi yapmaları imkansızdır. Turkiye kaos ve kriz içerisindeyken bir tek kişıyi memnun etmek adına 80 milyonu insan yerine koymayan ve karanlığa sürükleyen bir dayatmayı, zamansız bir şekilde gündeme getiren bir iktidar ileride beddualarla anılacaktır. Yapılan propagandaların «eşit şartlarda ve adaletli olmaması», gerçeklerin gizlenmesi, ana muhalefet partisinin ısrarlarına rağmen karşılıklı fikir yansıtmaları için, halkı bilgilendirme amaçlı açık oturumlardan iktidar partisinin sürekli kaçması, Türk Milleti’nin söz sahibi olduğunun kabulenilmediğini ortaya koymaktadır.
Adaletsiz, eşit şartlarda yapılamayan, baskılarla yürütülen, terör ve saldırı dayanaklı bir referandumdan çıkacak sonuç HAYIR çıksa bile adil olarak anılmayacaktır. Bu kabullenmiyecek dayatmalar ve zulümler AKP iktidarını tökmet altında bırakan kara bir leke olarak zihinlerde ve tarihte yerini alacaktır.
Binali YILDIRIM : Unutmayalım ki milletimiz,15 Temmuz hain darbe girişimindeolduğu gibi bugüne kadar birçok müdahaleye karşı eşine az rastlanan bir duruş sergilemiş, Türkiye’nin istikametine yalnızcakarar vereceğinimillet iradesinin tüm dünyaya göstermiştir. Şimdiye kadar engelleri aşarak, zorlukların bedelini ödeyerek, ama her zaman birlik ve beraberliğimizi diri tutarak gerçekleştirdiğimiz budemokrasi mücadelesinesiz yurt dışındaki vatandaşlarımızı da davet ediyorum.
Cevabım : A’raf Sûresi, 86. âyet : Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl olmuştur!
AKP’nin durduk yerde Devlet BAHÇELİ kaynaklı HAYIRCI ve EVETÇİ diye Türk Milletini ikileştirme girişimi birlik ve beraberliğimize büyük darbe vurdu. HAYIR diyenleri, Terörist, çukur, hain diye suçlamalarınızın yansımaları bazı suça meyilli kişileri teröre ve tehditlere itti. Siz bütün bunlara rağmen bize «birlik ve beraberliğimizi diri tutmaktan» bahsediyorsunuz? Son yaşanılanlarla, tahrik dolu söylemlerinizle, aklınızdan hiç kendi kendinizi sorgulamak ve ALLAH’a nasıl hesap vereceğinizin muhasebesini yapmak geçti mi? Sizin devlet gücünü ve imkânlarını kullanarak yaptığınız tek yönlü, 80 milyonu kucaklamayan, anayasa ihlâlleriyle dolu, EVET oylarını artırmak için göstermelik de olsa Avrupa devletleri için söylediğiniz ve gurbetçilerin Avrupa’daki hayatlarını hiçe
sayan üsluplarınız, hakaretleriniz ve referandum propagandalarınız millet iradesini hiçe saydığınızı kanıtlamaktadır. Biliyoruz ki siz ve çocuklarınız hiçbir zaman bedel ödemediniz… Sizin yaptığınız hataların sonucuydu 15 Temmuz’lar, açılan hendekler, Türkiye içindeki ve dışındaki şehadetler…Yani bedel ödeyen Türk Milleti’dir. Ortaya attığınız TEK ADAM dayatması demokrasi mücadelesi değil, demokrasiyi, Cumhuriyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Millî iradeyi imha girişimidir. Mevcut anayasayı çiğneyerek, ettiğiniz anayasaya sadakat yeminlerinizi hiçe sayma teşebbüsüdür.
Binali YILDIRIM : Böylece tarihimizden, medeniyetimizden aldığımız kudret ve ilhamla geleceğin güçlü Türkiye’sini birlikte inşa edeceğiz. Bu inşa sürecine katkılarından dolayı kadınından erkeğine, yaşlısından gencine yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Ailenizle, sevdiklerinizle, sağlık, afiyet ve huzur içinde kalmanızı diliyor, en kalbi muhabbetlerimi iletiyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Cevabım : Tarihimizden, medeniyetimizden kudret ve ilham alsaydınız, dünyada eşi olmayan ve kabile devletlerinde dahi görülmeyen TEK ADAM dayatmasına girişemezdiniz.
Nisa Sûresi, 10. âyet : Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar, zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.
Bakara Sûresi, 270. âyet : Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı Allah bilir. Zâlimler için hiç yardımcı yoktur.
AKP iktidarı döneminde yüzlerce tecavüz, katliam, cinayet hadiseleri bizlere yansıdı. Tecavüzcülerin, katillerin iyi halli denilerek serbest bırakıldıklarını gördük!
Bu mektupta geçen ifadelerle adeta gurbetçiler EVET demeye çağrılmaktadır. Mektubun arka sayfasında Avrupa’da oy kullanılacak 35 merkezin adresleri yer almaktadır. Avrupa’da 5 milyon gurbetçi varsayımıyla bunun 2 milyonuna böyle bir mektup gönderildiyse, her bir mektuba da 1 Euro ödenmişse, 2 milyon Euro pul parası ödendiği anlaşılmaktadır. Ki bu tür mektuplar Ahmet Davutoğlu zamanında da gönderilmişti ! Soru : Bu mektup paraları gizli ödenekden mi ödendi? Bunun vebalini AKP’li yöneticiler nasıl taşıyacaklar? (*)
AKP dönemindeEğitim sisteminin çökertildiğini, Sümerbank dahil Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarının satıldığını, bir tek fabrika açılmadığını gördük. Sayın Binali YILDIRIM ? lütfen bizi aptal yerine koymaktan ve bir oy makinesi olarak görmekten vazgeçin. Yol, tünel ve köprü medeniyet değildir ! Medeniyet 80 milyona özgürlük, iş, aş ve eğitim sunmaktır! Medeniyet anayasaya ve yasalara sadakat göstermektir! Medeniyet hoşgörüdür, dostluktur, erdemdir kardeşliktir, dayanışmadır. Medeniyet adalettir, sevgidir, tatlı dildir… Medeniyet dürüstlüktür. Medeniyet vatanseverliktir, halk iradesine saygıdır, cumhuriyettir, demokrasidir, Atatürk sevgisidir. Medeniyet HAYIRA koşmaktır. Medeniyet kul haklarına saygı göstermektir. Medeniyet devlete ve millete sadakattır. Medeniyet vefadır, nezakettir !
Size soruyorum : Bir devlet ; «hazinesiyle, kültürüyle, tarihiyle, kazanımlarıyla, sosyal dokusuyla, zenginlikleriyle, insanlarıyla» sürekli kaos üreten, israf içinde yüzen, sürekli çelişkiler içerisinde bulunan bir kişiye teslim edilebilir mi ?
Paris, 08 Nisan 2017
(*) Bana gönderilen mektubun üzerindeki damga :