Üzeyir Lokman ÇAYCI : AVRUPA PARLAMENTOSU KARARI VE TÜRKİYE’YE GENİŞ AÇIDAN BAKIŞ

Üzeyir Lokman ÇAYCI : AVRUPA PARLAMENTOSU KARARI VE TÜRKİYE’YE GENİŞ AÇIDAN BAKIŞ

-

Documents
18 pages
Lire
Le téléchargement nécessite un accès à la bibliothèque YouScribe
Tout savoir sur nos offres

Description

AVRUPA PARLAMENTOSU KARARI VE TÜRKİYE’YE GENİŞ AÇIDAN BAKIŞ Üzeyir Lokman ÇAYCI İnsan kimliği üzerinde oynanan oyunlar Sürekli olarak başkalarına ait unsurları, sloganları, şekilleri ve sözleri şuursuzca sahipleniyorsanız, siz kendi kişiliğinizi değil, özellikleriyle sahiplendiğiniz kişiyi temsil ediyorsunuz. Yani bedeninizde, varlığınızda, düşüncelerinizde siz kendi yerinize bir başkasını yerleştirmiş oluyorsunuz. Bu vasfınızla özgür iradenizi ve kendi kişiliğinizi kaybetmiş oluyorsunuz. Ozgürlüğünüzü sınırlayan bu yapınızla sizin inancınıza, geleceğinize ne gibi olumsuzluklar yüklediğinizi bilmeniz ya da anlamanız da söz konusu değil. Yandaş gazelerin oluşmalarının temelinde de bu yapılanma var Sadece Sabah Gazetesi’ne bakarsanız, kusurları gizlenen AKP’yi, gerçekleri ve olumsuzlukları yok sayılan bir Türkiye’yi görürsünüz. %90’ı yandaşlaşan medyanın tümüne bakarsanız, hepsinin nakarat halinde aynı şeyleri tekrarladıklarını, beyin yıkama görevi üstlendikleri tespit edilir. Tabii gizleyemedikleri, kendilerini ele veren ve mecburen yazdıkları, yani gözlerden kaçıramadıkları haberler de var. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile ilgili kararı Ben 39 yıldır Avrupa’da yaşayan biri olarak Avrupa Parlamentosu’ndan böyle bir kararın çıkacağını biliyordum.

Sujets

Informations

Publié par
Publié le 15 mars 2019
Nombre de visites sur la page 8
Langue Turkish
Signaler un problème
AVRUPA PARLAMENTOSU KARARI VE TÜRKİYE’YE GENİŞ AÇIDAN BAKIŞ
Üzeyir Lokman ÇAYCI
İnsan kimliği üzerinde oynanan oyunlar
Sürekli olarak başkalarına ait unsurları, sloganları, şekilleri ve sözleri şuursuzca sahipleniyorsanız, siz kendi kişiliğinizi değil, özellikleriyle sahiplendiğiniz kişiyi temsil ediyorsunuz. Yani bedeninizde, varlığınızda, düşüncelerinizde siz kendi yerinize bir başkasını yerleştirmiş oluyorsunuz. Bu vasfınızla özgür iradenizi ve kendi kişiliğinizi kaybetmiş oluyorsunuz. Ozgürlüğünüzü sınırlayan bu yapınızla sizin inancınıza, geleceğinize ne gibi olumsuzluklar yüklediğinizi bilmeniz ya da anlamanız da söz konusu değil.
Yandaş gazelerin oluşmalarının temelinde de bu yapılanma var
Sadece Sabah Gazetesi’ne bakarsanız, kusurları gizlenen AKP’yi, gerçekleri ve olumsuzlukları yok sayılan bir Türkiye’yi görürsünüz. %90’ı yandaşlaşan medyanın tümüne bakarsanız, hepsinin nakarat halinde aynı şeyleri tekrarladıklarını, beyin yıkama görevi üstlendikleri tespit edilir. Tabii gizleyemedikleri, kendilerini ele veren ve mecburen yazdıkları, yani gözlerden kaçıramadıkları haberler de var.
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile ilgili kararı
Ben 39 yıldır Avrupa’da yaşayan biri olarak Avrupa Parlamentosu’ndan böyle bir kararın çıkacağını biliyordum. AKP ve onu destekleyenler olduğu müddetçe Türkiye’ye bakışın olumluluğa dönüşmesi de mümkün değil… Burada kendileriyle bizzat görüştüğüm Avrupa’lı aydınlar her an Türkiye’yi, Türkiye’deki medyayı ve bütün gelişmeleri yakından izlediklerini bana söylediler. Zaman zaman da iktidarın sergilediklerinden üzüntü duyduklarını bana aktardılar. Bunlardan bir kısmını ben daha önce yazılarımda aktarmıştım. AKP ile Türkiye’ye, Türklere ve İslam’a nefretin arttığını gözlemlemek hiç zor değil. Bu gerçek deve kuşu gibi kafalarını kuma sokanlar tarafından asla tespit edilemez ! Biz burada bunu değişik şekillerde damarlarımıza kadar hissediyoruz. Gurbetin farkedilmeyen yüzündeki gerçekleri görebilmek için geniş açıdan bakmak gerekiyor.
Çağdaş dünya, Türkiye’de zorlamalarla ve baskılarla beslenen demokrasi dışı sisteme olumlu bakamaz !
Avrupa Parlamentosu, Avrupa topluluklarına yansıyan Türkiye’de yaşanan baskıların, demokrasi dışı tavırların, adaletsizliklerin, laiklik düşmanlıklarının, sergilenen yobazlıkların, saray ve saltanat düşkünlüklerinin, halkla olan iletişim ve ilişkilerdeki bozuklukların, tecavüzlerin, nüfusun %50’sini teşkil eden kadınlara gösterilen düşmanlıkların ve cinayetlerin, %90’ı yandaşlaştırılan medyadaki akıl almaz çarpıtmaların, çarpıklıkların, eşitsizliklerin, yakınları, akrabaları koruma ve kollama faaliyetlerinin, fakir halkı dışlamanın ve insanları fakirleştirme gibi yüzlerce olumsuzlukların sonucunda böyle bir karar verdi. İç içe yaşadığımız Avrupa insanlarının «Türkiye’de hak - hukuk yok » algısını olumlu olarak etkileyeceği bir tek AKP faaliyeti, tavrı ve özelliği de yansımadı. Avrupa’da, Türkiye’deki gittikçe kötüleşen ve zorlaşan yaşama biçimleri, siyasetteki çöküş, hoşgörüsüzlüğü körükleyen dalgalanmalar, dünyayı korkutan kontrolsüz tavırlar, tarihe, dünya görüşlerine saygısızlıklar yakından takip ediliyor. Bu konudaki algılamalar dergi kapaklarından yansıtılıyor.
Kolayca yapılan, bağnazlığa dayanan eleştirilerle, ortaya çürük ve gerçekleri yansıtmayan hakaretler ya da seviyesiz cevaplar çıkıyor !
2018 yılında Türkiye’yi, toplumun %51’inin evlerine bir gram et götüremediği, %21,6’sının domates alamadığı bir ülke haline dönüştürenlere sizin söyleyecek hiç sözünüz yok mu ? Bu dünya ülkelerine yardımda öncülük yapmakla öğünen iktidar sahipleri için bir skandal değil mi ?
Şırnak’ta olmayan doğal gaz için size doğal gaz getirdik diye öğünmek ve Şırnak halkını olmayan doğal gaz için varmış gibi alkışlatmak skandal değil mi ?
Elbette bütün skandallar gibi7yılda 13000 kişiye Cumhurbaşkanına hakaret ettiler diye davası açılması Avrupa’da bir skandal olarak görüldü. 70 000 öğrencinin eften püften nedenlerle tutuklu olması skandal değil mi ?
Son iki ayda 17000 eve parası ekonomik güçlükler yaşayan ev sahipleri tarafından ödenmemesi nedeniyle bankalar tarafından el konulması ülkeyi yönetenlerin basiretsizliklerini gösteren bir skandaldı.
Halk Televizyonunda ünlü avukat Turgut KAZAN’ın Türkiye’de «hukukun zerresi yok» demesi, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel KARAMOLLAOĞLU’nun Türkiye’de adaletsizlikler sistemleşti diye açıklama yapması iktidar için skandaldı.
Muhalefet partilerine hayat hakkı tanımıyorlar !
Büyük bir iş adamı tanımlamasıyla öne sürdükleri, %80 oranında akıl sağlığı yerinde olmayan şizofren hastası bir kişinin ifadeleriye iktidar gücünü ve yandaş medyayı da kullanarak, «yeter ki çamur at nasıl olsa izi kalır mantığıyla» Ankara Belediye Başkan adayı Mansur YAVAŞ’ın ayağını kaydırmaya çalışmaları da, büyük bir skandaldı.
Mansur YAVAŞ’ın basın toplantısı yaparak gerçekleri ifade etmesiyle, AKP’nin seçim kazanma hırsıyla nelere başvurduğunu teşhir etmesiyle, biz büyük bir iş adamı demedik gibi çark etmeleri de büyük bir skandaldı.
Dünya kadınlar gününde, copla, biber gazlarıyla, tabancalarıyla emniyet güçlerini copsuz, biber gazı olmayan, tabancasız, masum halkın, anaların, bacıların üzerlerine göndermeleri ve şiddet uygulatmaları da büyük bir skandaldı. Kendileri ezanları dinlemeden konuştuklarını, namaz saatini dahi ertelettiklerini, camileri sattıklarını, yıktırdıklarını gizleyerek ezanı ıslıkla göstericilerin protesto ettikleri yalanını ortaya atmaları da büyük bir skandaldı. Ki yandaş medya tarafindan da böyle bir protestonun yapılmadığı açıklandı ve özür dilenmesine rağmen propaganda olarak kullanılmaya devam edildi. Bu diretmede ayrıca büyuk bir skandaldı!
Herkesin tutuklanırız, hakkımızda dava açılır, bize de iftira edilebilir korkusuna itilerek, konuşamamalarına, gerçekleri yazamamalarına, kendilerini savunamamalarına, sebep olmak bir skandaldır! Bir Partinin kadın Genel Başkanına dünya kadınlar gününde seni da içeri attırırım, diye tehdit etmek, şantaj yapmak bir skandaldır. Hukuk devletini yansıtmayan bu görüntülere aydın Avrupa dünyasından hoşgörü gösterilmesini beklemek de bir skandaldır.
Kadın öğretmen soruyor : «Türkiye’de arabası olmayıp da yürüyen insanlara ne denir ? Çocuklar cevap veriyor : «Fakir.» Ögretmen çocukların verdiği cevaba gülerek : “Hayır fakir değil, «yaya», denir” diyor. Burada geçen soru ve cevabı dahi birçok şeyi anlatıyor.
300 korumayla ve saltanat arabalarıyla kendileri arasına duvarlar ören bir sistemi çocuklar böyle görüyorlar.
AKP iktidarının sergilediği skandallar saymakla bitmez!
Avrupa Parlamentosu :«Sen hak hukuk dinlemiyorsun, bu sebeple müzakereleri askıya alıyorum», diyor. Sabah Gazetesi Avrupa Parlamentosu’nun kararına dair habere yer veremedi. Hürriyet Gazetesi, «Avrupa’dan skandal Türkiye kararı», başlığını attı İktidara muhalefet eden Sözcü Gazetesi de sahibine iftira ve tertiple kumpas kurulup baskı yapıldığı için aynı ifadelerle bu kararı duyurdu. Ve «Avrupa’dan skandal Türkiye kararı» başlığını attı. Aslında bu karar Turkiye’de baskı altında tutulan, korkutulan, sindirilen, yoksulluğa itilen mağdur halkın görüntüsüydü. Türkiye ile ilgili verilen karar değil, bu görüntüye sebep olmak bir skandaldı.
«Neden skandal?» Adamlar geniş açıdan gördüklerine, tespit ettiklerine ve gerçeklere bakarak karar verdiler? Siz Kur’an-ı Kerim öğrenmek için gelen erkek çocuklara okullarınızda tecavüz edilme hadisesine skandal demeyeceksiniz, böyle bir başlığı atma aklınızdan geçmeyecek, tecavüzcüleri, kravatlı, takım elbiselerle geldiler diye iyi halli görüp serbest bırakacaksınız, eşlerini hunharca öldüren erkekleri de aynı şekilde iyi halli görüp hiç suç işlememiş gibi serbest bırakılmasına skandal demeyeceksiniz, bunların yaşandığı ülke hakkında hak – hukuk yok diye karar veren Avrupa paralamentosunun kararına skandal diyeceksiniz… Beyler önce siz Avrupa parlamentosunun kararını değil kendinizi, kendi bakış açınızı sorgulayınız!
Bence bu karara sebep olmak, bu kararın çıkarılmasına sebep olan olumsuzlukları yaşatmak, yaygınlaştırmak ve yansıtmak, üstüne üstlük hiçbir şey yokmuş gibi gerçekleri umursamamak skandaldır.
Yarınlarda Türkiye için ışıklı ve aydınlık günler görülmüyor. Türk insanını günlük hayatla meşgul eden bugünkü halinde geleceğini düşündürecek bir algılama da oluşmamış görülüyor. Her ne kadar devletin en üst kademesinden kendilerine kadar uzanan hakaretleri hissetse, ya da kuyruklaşmaları oluşturan yokluklara alıştırılsa da kaybettiklerini göremiyorlar. Gündeme düşen farklı konularla uğraştırılan, başka alanlara sürüklenen topluluklar arasından cesaretle çıkıp kendilerine reva görülenlere isyan ederek demokratik haklarını kullanan bunalmış insanların feryatlarının da gittikçe artacağı görülüyor. Biz değişmedik, değişmeyeceğiz… Susmadık, susmayacağız!
Paris, 14 Mart 2019
HER HABER AKP İKTİDARINI ANLATIYOR